Hayaller Ülkesi Finlandiya'nın Sırları
24.04.21 24

Fatma Ülker
Tüm YazılarHayaller Ülkesi Finlandiya'nın Sırları
Yaşam standartları açısından dünyada en kaliteli ülkeler arasında yer alan Finlandiya 5.5 milyon nüfuslu bir Kuzey Avrupa ülkesidir. Başkenti Helsinki aynı zamanda ülkenin en büyük şehridir. Bir adalar şehri olan Helsinki' de yaklaşık 315 ada bulunmaktadır. Finlandiya' nın komşularına bakacak olursak doğuda Rusya, kuzeyde Norveç, batıda İsveç ve güneyde Estonya'dır. Ülkenin iki resmi dili vardır , Fince (%90) ve İsveçce( çünkü yaklaşık 550 yıl boyunca İsveç hâkimiyetinde kalmıştır) . Bunlara ilaveten nüfusun çoğunluğu iyi derecede İngilizce bilmektedir.
1917' de bağımsızlığını ilan eden Finlandiya , IMF ve BM araştırmalarına göre dünyada refah düzeyi yüksek ülkeler sıralamasının başında yer almaktadır. Fin halkı milli uyanışını eğitimle gerçekleştirmiştir. Günümüzde Finlandiya eğtim sistemi bilindiği gibi tüm dünyada örnek gösterilmektedir. Ayrıca Atatürk'ün Fin bağımsızlığının lideri general Mannerheim'in bir hayranı olduğu bilinmekle beraber 1956'dan 1981'e kadar çok uzun süre Finlandiya başkanlığını yürüten Urho Kekkhonen gençliğinde Atatürk'ün devrimlerini okumuştur.
Finlandiya'nın eğitimdeki başarısının sırrına dönecek olursak ; Amerika Harvard Üniversitesi' nden dünyaca ünlü Finli eğitimci Pasi Sahlberge göre ülkenin uluslararası eğitim karşılaştırmalarında hep ilk sırada yer almasının temel nedenleri şunlardır: "okulun dışındaki faktörler başarıyı büyük ölçüde etkiliyor. Kültür, politika ve insanların mutluluğu iyiyse başarı da kendiliğinden geliyor. Ayrıca ülkenin ekonomik durumu da başarıyı oldukça etkiliyor. İleri teknoloji, sosyal göstergeler de bir diğer faktörlerdir."
Birleşmiş Milletler'in mutluluk endeksinde en mutlu halklardan birisi de Finliler. Ülkede güçlü kamu okulları var , neredeyse hiç özel okul bulunmuyor . Her öğrenciye özgü esnek bir eğitim modeli var burada. Böyle yapılması gerçekten de ne kadar güzel , bizim ülkemizde ise öğrencinin bireysel durumu , yetenekleri hiç dikkate alınmadan herkesin matematikte , fende başarılı olması isteniyor, olamayınca da tembel muamelesi yapılıyor. Öğretmenler bu ülkede özenle seçiliyor , başvuran yaklaşık 8500 kişiden en başarılı 800 öğretmen seçiliyor . Ayrıca bu başarıdan kasıt; zekadan önce iyi ilişkiler kurabilme , çocukların düzeyine inebilme , araştırmacı bir kişiliğe sahip olma gibi kriterler daha ön planda.
Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk 6 yılında hiçbir şekilde not verilmiyor, sadece 16 yaşındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Bu uygulamalarını da gerçekten çok beğendim çünkü bizde ise sadece not odaklı , sınavı geçme amaçlı çalıştığımız için geriye baktığımızda bakmışız ki hiçbir şey öğrenememişiz:(( . Bir başka şaşırdığım nokta ise gün boyu öğrencilerin ort sadece 4 saat ders görüp günlük teneffüs sürelerinin ise 75 dk olması . Türkiye' de ise 8 saat ders görüp ( ek olarak etütleri , dershaneyi , kursları saymıyorum bile) teneffüsün de 45 dk olması . Görüldüğü gibi hem daha çok ders işleyip hem daha az teneffüs yaptığımız halde fark ortada , bir yerlerde yanlış yaptığımız aşikar .
Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor Finlandiyada. Çocuklardan biri eğer yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmen hemen bunu fark edip programı çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Yine hoşuma giden bir diğer özellik ise buradaki okullarda spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok . Çünkü rekabet , üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil . Bize bakıyorum amaç sadece üstünlük kazanmak ve başkalarını yenmek ... Yine bir başka güzel tarafları da okul içi her metrekarenin eğitim yararına kullanılmasını amaçlıyorlar. Örneğin merdiven altındaki üçgen şeklinde boşluğu bile değerlendirerek bir piyano yerleştirmişler. Ayrıca sınıflar bizdeki gibi sadece tahta sıralardan oluşmayıp öğrencinin kendini evinde gibi hissetmesi amacıyla en rahat , en konforlu şekilde dizayn ediliyor.
Fin Ulusal Eğitim Kurulu Genel Eğitim Direktörü Jorma Kauppinen " ulusumuzun okuryazar , eğitimli vatandaşlara ve edebi bir kültüre ihtiyacı var" diyor. Ve devlet bütçesinin %11-12 sini eğitime harcıyorlar.
Bir başka ilginç ve güzel bulduğum yönlerinden bahsedeyim . Bir ingilizce dersindeler ama tahtada Avrupa kıtasının haritası var . Çünkü o ülkedeki hava şartının ingilizce karşılığıyla ülkeyi eşleştirmeleri isteniyor yani ingilizce ve coğrafyayı sentezlemişler , bir taşta iki kuş misali .. Helsinki'deki bir okulun müdürü okulun felsefesini şöyle anlatıyor" öğrencilerin güvenli, mutlu, rahat ve ilham veren bir atmosferde yetişmelerini istiyoruz."
Finlandiyalılar şunu söylüyorlar: Eğitim bizim temel zenginliğimizdir. Rusya'daki Ural dağlarının zengin maden yatakları , Sibirya 'nın altın rezervleri bizde yok. Doğa bu konuda bize cimri davranmış. Biz de bu eksikliği çalışkanlığımızla telafi edip , halkımızdan ülkemizin kalkınması için maksimum ölçüde katkıda bukunmalarını istemek zorundayız.
Evet bütün bunlardan sonra biraz da birkaç genç öğretmen , avukat ve memurla birlikte kendini Fin kültürünü yükseltmeye adamış Johan Vilhelm Snelman ' ın sözlerine kulak verelim istiyorum." Aydın olmak modaya uygun giyinmek değildir, aydınlar toplumun beyni sayılırlar. Toplum sizi iyi bir eğitim gördükten sonra yüksek bir maaş alıp akşamları salonlarda iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenin diye okutmamıştır. Böyle yapanlar gerçek aydın değil aydınların küflenmişidir. Aydınların görevi toplumun zekasını , vicdanını, irade ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmektir." Bu söz de ne kadar doğru sadece yüksek maaş kazanıp eğlenelim diye değil de daima ülkemize bir katkı sunabilmek amacıyla okuyup kendimizi gelistirmeliyiz.
Eveet kısaca bahsetmeye çalıştığım Fin eğitiminin genel özelliklerini gördük. Örnek almamız gereken pek çok yönleri var bence. Güzel bir söz var onu da paylaşmak istiyorum son olarak " 21.yy ın cahilleri okuyup yazamayanlar değil ögrenemeyenler , unutanlar ve yeniden ögrenemeyenler olacak "diye gerçekten de her türlü bilgi kaynağına ulaşabildiğimiz şu çağda daima ilim peşinde koşup hangi yaşta olursak olalım okumaya , araştırmaya , öğrenmeye gayret etmeliyiz ancak bu şekilde ülkemize bir katkımız olabilir ...